Ana Sayfa / Rafadan Tayfa / 15. Bölüm İstiklal Marşı

Rafadan Tayfa 15. Bölüm İstiklal Marşı S1 B15

Çizgi Film izle
Rafadan Tayfa 7 izlenme
← Önceki Sonraki →
Türkçe altyazılı Hızlı Çizgi Film Siteniz

Bölüm Açıklaması

Akın, şiir haftasında İstiklal Marşı'nı okuyacak olmanın heyecanıyla, marşın anlamını derinlemesine kavramak istiyordu. Hayri, Mert ve Kamil başta eve gitme taraftarı olsa da, Akın'ın sadece ezberlemekle kalmayıp anlamak istemesi onları da düşündürdü. Kendi kendilerine utanan arkadaşlar, marşın sadece ezberinde kaldığını fark edip Akın'a yardım etmeye karar verdiler.

Tam da bu sırada elektrikler kesilince moralleri bozulsa da, Kuşçu Baba'nın elindeki fener ve Mehmet Akif Ersoy'un marşı gaz lambası altında yazdığını hatırlatması onları cesaretlendirdi. Birlikte ilk kıtaya odaklandılar: "Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak..." Kamil'in "sancak al" yorumu gülümsetse de, "al" kelimesinin kırmızı rengi ifade ettiğini ve "yüzen"in dalgalanmayı anlattığını kavradılar. Böylece al sancağın, yani kırmızı bayrağımızın, bağımsızlığımızı simgelediği ve asla ışığını kaybetmeyeceği sonucuna vardılar.

"Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak" dizesinde ise, ocakların tütmesiyle insanların huzur içinde, özgürce yaşadığı evlerin kastedildiğini anladılar. Yani, ülkede yaşam olduğu sürece bayrağın dalgalanmaya devam edeceğini yorumladılar. "O benim milletimin yıldızıdır parlayacak / O benimdir, o benim milletimindir ancak" mısralarında bayrağımızdaki yıldızın milletimizin bağımsızlığını temsil ettiğini ve sadece bize ait olduğunu pekiştirdiler.

Mehmet Akif Ersoy'un bu sözlerle Kurtuluş Savaşı döneminde millete moral vermek istediğini fark ettiler. İkinci kıtada "Çatma, kurban olayım çehrini ey nazlı hilal" dizesiyle bayrağımızdaki hilalin yüzünün asık olmasının, işgal altındaki üzgün vatanı anlattığını kavradılar. Dökülen kanların helal olması için vatanın kurtarılması gerektiğini, Atatürk ve kahraman Türk kadınları başta olmak üzere tüm milletin fedakarlıklarını hatırladılar.

Ve marşın "Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin İstiklâl" dizesiyle, bağımsızlığın Allah'a inanan milletimizin hakkı olduğunu içselleştirdiler. Kuşçu Baba, tam da o anda, dedesinden kalma eski bir Türk bayrağını getirerek, marşın anlamının en iyi bu bayrakla kavranacağını söyledi. Kitap aramasına gerek kalmamıştı. Akın, bu değerli emaneti alıp oyun alanına taşıdı ve uzun zamandır bir kutuda bekleyen bayrağı özgürce dalgalanması için göndere çekti. Elektrikler de geri gelince, çocuklar artık İstiklal Marşı'nı sadece ezbere değil, tüm ruhuyla ve derin anlamıyla coşkuyla okudular.