Ana Sayfa / 80 Günde Devr-i Alem / 18. Bölüm Sıfırın Altında

80 Günde Devr-i Alem 18. Bölüm Sıfırın Altında S1 B18

Çizgi Film izle
80 Günde Devr-i Alem 3 izlenme
← Önceki Sonraki →
Türkçe altyazılı Hızlı Çizgi Film Siteniz

Bölüm Açıklaması

Bayfog, 80 Günde Devr-i Alem macerasının ABD ayağında, 20.000 dolarlık büyük bahsini kazanmak için zamana karşı yarışırken zorlu bir engelle karşı karşıya kalır. Ülke, son 50 yılın en kötü kar fırtınasına teslim olmuştur; trenler durmuş, Bayfog ve arkadaşları Chicago'da mahsur kalmışlardır. Londra'daki kulüp üyeleri, kimileri Bayfog'un pes ettiğini düşünürken, kimileri onun imkansızı başaracağına inanmaktadır.

Bayfog, sadık arkadaşları Vilifog ve Tico ile birlikte, New York'a ulaşmak için bir çıkış yolu arar. Yollar kapalı, tren seferleri iptal edilince, Bayfog donmuş nehirleri ve gölleri aşarak Buffalo'ya gitmeyi önerir. Chicago'nun yangın sonrası harabe halini geride bırakıp, devasa bir gölün kenarında sıra dışı bir mucit olan Mevisya ile karşılaşırlar.

Mevisya, kendi tasarlayıp yaptığı, trenden bile hızlı giden fütüristik bir kar aracı icat etmiştir. Bayfog, Mevisya'nın hayallerindeki evi kurmasına yetecek 1000 dolar karşılığında bu aracı ve ona eşlik eden yükseltme balonlarını satın alır. Mevisya'nın meraklı kızı Yubin'in kısa süreli macera girişiminden sonra, ekip yeni araçlarıyla yola koyulur.

Ancak şiddetli soğukta yol alırken, arkadaşları Tico hastalanır ve ateşlenir, bu da onları acilen konaklayacak bir yer bulmaya zorlar. İleride buldukları bir evde, iyi yürekli bir hanımefendi Tico'ya şefkatle bakar ve küçük arkadaş kısa sürede iyileşir. İyileşen Tico ile yola devam ederler, ancak Kanada sınırına yakın, İngiltere'deki Londra ile aynı adı taşıyan bir kasabada olduklarını fark ederler, bu durum Vilifog'u şaşırtır.

Önlerinde yıkılmak üzere olan bir köprü belirince, Bayfog aracın özel güçlendirme özelliğini kullanarak çılgınca bir plan yapar. Büyük bir cesaretle, son anda köprüyü aşmayı başarırlar ve soluğu tren istasyonunda alırlar. Şans eseri bir ekspres trene yetişirler ve kondüktörden, New York'taki geminin normal saatinden biraz daha geç kalkacağı müjdesini alırlar. Tüm aksiliklere rağmen, ertesi sabah New York'a varırlar ve gemiye yetişme umuduyla limana koşarlar. Ancak kaderin cilvesi, tam limana ulaştıklarında geminin çoktan yelken açtığını ve onları geride bıraktığını acı bir şekilde fark ederler.